Kürdistan Britannica'da çizildi...


Geçmiş yıllarda gazetelerin yaptığı promosyonlarla hemen hemen her eve giren "Britannica Ansiklopedisi" 2008 baskısında Güneydoğu'yu Kürdistan'a ait gösterdi

İnternette ingilizce olarak yayınlanan ansiklopedide Diyarbakır, Van, Bitlis sözde Kürdistan toprağı olarak gösteriliyor. Ayrıca haritada kürt vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Türkiye'nin İç Anadolu kesimlerinin bir kısmı ve İstanbul'un bir kısmı yine Kürdistan toprağı olarak gösteriliyor.

www.britannica.com adresindeki sayfada 'Kurdistan' maddesi için, "Türkiye, İran, Irak ve Suriye topraklarına dağılan bölge" tarifi yapılıyor ve bu sözde bölgenin önemli şehirleri arasında Türkiye'den Diyarbakır, Bitlis ve Van sayılırken, Irak'tan Musul ve Kerkük, İran'dan Kırmanşah sayılıyor. Maddede, "1920 yılındaki Sevr anlaşmasıyla 'Kürdistan' topraklarının" birbirinden ayrıldığı ve bu durumun kabullenilemediği yazılıyor...

Sitede PKK için yazılan ayrı bir maddede ise terör örgütü için "Kürt Ulusal Partisi" adı kullanılıyor ve bu "parti"nin Türk hükümetiyle savaş halinde olduğu iddia ediliyor!

Ansiklopedide ayrıca "1920'de imzalanan Sevr Antlaşması'nda bölge Kürtlere bırakılmak istense de bu asla onaylanmadı." gibi bilgiler de göze çarpıyor. En sık ziyaret edilen arama motoru Google'ın uydu görüntülerini aktardığı programı Google Earth'te de Britannica'nın çirkin ifadeleri yer buldu. Bir Google Earth kullanıcısının Kars ve Muş üzerinde işaretlediği noktalarda Kürdistan'ın Türkiye'de 190 bin, İran'da ise 125 bin kilometrekare alan üzerinde var olduğu da ileri sürülüyor.

Yorum:
Son zamanlarda gelişen bu tür olaylar kesinlikle yanlışlık ile oluşan hatalar değildir.Kasıtlı olarak yapılmaktadır,Kürdistanın Mezopotamyada yerleşimine ve orada bir güç oluşturulmasına zemin hazırlamaktadır.Fakat Türk ve Kürt milleti buna karşın birleşecektir...

Bushtan İran'a sert mesajlar

İlgili Haber

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush, Ortadoğu turunun Birleşik Arap Emirlikleri ayağında, İran’ı hedef aldı.

Başkan Bush, İran’ın dünya güvenliğin tehdit ettiğini savunarak, “Amerika Birleşik Devletleri ve Arap müttefikleri, çok geç olmadan bu tehlikeye karşı çıkmak için biraraya gelmeli” dedi.

“İran, terörizmi destekleyen ülkelerin başında geliyor” diyen Bush, Tahran yönetiminin, teröristlere maddi yardım sağladığını, Lübnan’da barışın altını oyduğunu, Taliban’a silah yardımı yaptığını, Birleşmiş Milletler’e meydan okuduğunu ve nükleer programında işbirliğine gitmeyerek, tüm bölgeyi istikrarsızlaştırdığını söyledi.

Amerikan Başkanı, konuşmasında ayrıca, körfez ülkelerinde son dönemde gerçekleştirilen demokratik açılımlardan övgüyle söz etti. Yemen, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, son dönemlerde yerel ve ulusal seçim düzenlemişti.

NTV

Eyvah !!! Yine Özgürlük Getirecekler.

Irak'a özgürlük getireceğiz diyerek sayısız masum insanı katleden Bush'un İran'a da özgürlük söylemlerini başlatmasının ardından, müslüman katlinde ABD işbirlikçisi İsrail'den de benzer ifadeler geldi.
İsrail Başbakanı Ehud Olmert, İran'ın nükleer güç olmasını engellemek için tüm yolların yasal olduğunu söyledi. Kudüs'te katıldığı bir Meclis panelinde konuşan Olmert, "İran'ın nükleer silah edinmesini engelleyecek hiçbir seçeneği reddetmediklerini" söyledi. Bu açıklama, İsrail Başbakanı'nın İran'a karşı askeri seçeneği kullanmak istediğini gösteren en açık beyanı olarak değerlendirildi.

Olmert'in katıldığı İsrail Parlamentosu'nun Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi'ne katılan başka bir yetkili, İsrail Başbakanı'nın "İsrail, açık bir şekilde nükleer İran'a razı olmayacaktır" dediğini aktardı. Olmert, burada "İran'ın nükleer kapasite edinmesini önleyen bütün seçenekler, bu konuyla nasıl ele aldığınızın konteksti içinde yasaldır" ifadesini kullandı.

Olmert'in bu açıklamaları, ABD Başkanı George Bush'un ülkeyi ziyaret etmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın İran ile bir anlaşmaya varmasının ardından yapması dikkat çekti.

IRAN Nasıl Savaşacak?

Amerika ve Israil'in Iran'a karsi hazirliklarina giristikleri askeri operasyonlara yonelik haberler her gecen gun medyada yer almakta.
Bu operasyonlara karsi Iran'da buyuk capta bir hazirlik icerisinde.

Iran'in kuzeyinde ve guneyinde 1 hafta suren hava ve kara tatbikatlari basariyla bitirildi.Gozlemciler tarafindan olaganustu olarak degerlendirilen bu tatbikatte helikopterlerle ve ucaklarla hizli bir sekilde asker indirmeyi ve bindirmeyi iceren mobil operasyonlar yapildi ve degisik fuzelerle birlikte yuzlerce tank kullanildi.

Su ana kadar yeni olusturulan bir askeri birime,ulkeye yapilacak potansiyel saldirilara karsi 'asimetrik savas teknigi'ne gore karsi koymak icin25,000 kisi gonullubir sekilde "intihar bombacisi" olarak
kayit oldu.

Amerika'nin Iran'a karsi girisecegi operasyona karsilik Iran,ABD'nin Irak'ta yaptigi yogun bombalama operasyonlarindan cok sey ogrendi.
Ayrica Iran'in Irak'la yaptigi savastan ve 1987 ve 1988 yillari arasinda Amerika'yla surtusmesinden ogrendigi bir cok savas derside
mevcut. Bu tecrubeler isiginda Iran Amerikan super gucunun zayifliklarini merkez alan bir taktikle degisken ve kompleks bir savunma stratejisine odaklandi ve bu dogrultuda kara gucleri ve gerilla taktikleri kurdu.
Amerika merkezli Atlantic Mountly dergisinde konuyla ilgili cikan
"Iran War Game" makalede Iran'a karsi girisilecek bir operasyonun
ABD'ye maliyetinin on milyon dolarlar civarinda kalacagi hesap edil-
mekte ve bu hesaba Iran'in saldiri stratejisi dahil edilmemektedir.
Amerika'nin savasta ilk onceligi onemli askeri hedeflere yapacagi saldirilarla Iran'nin komuta sistemini yok etmektir.Bu amaca yonelik olarak ABD jet ucaklari Kuzestan bolgesindeki hava sahasini ihlal ederek Iran hava savunma sistemini test etmektedir.

Iran'nin yuksek teknolojiye dayali balistik mobil fuze sistemi Iran'in savunma sisteminde cok onemli bir rol oynamaktadir.Iran'in Fuze savunma sistemine verdigi onem Irak'in Amerika'yla yaptigi savaslarda basarili bir sekilde Kuveyt'te,Israil'e ve Arabistan'a firlattigi fuzelerden ve ABD savunma sistemine verdigi buyuk capli zararlardan kaynaklanmaktadir.

Bugunun kosullarinda evrim gecirmis Iran'in askeri doktirini Sahab-3 ve Fetih-110 gibi Tel-Aviv'i bile rahatlikla vurabilecek uzun menzilli fuze sistemi uzerine kurulmustur.

1985'de Iran 50 km capli Oghab roketini, 1986-87-88 arasinda 120 km ve 160 km capinda Mushak topcu roketini gelistirdi.1998'de Scud-Bs'yi toplayarak Kuzey Koreli teknik uzmanlardan yardimlar alarak fuze uretme ve gelistirme merkezi kurdu.Scud fuzeleri yerine Iran 1300 km capli Sahab-3 ile Sahab-4 fuzelerini gelistirdi.1998'de test edilen Sahab-3 fuzesi daha da gelistirilerek 2,000 km'lik bir menzile erisecek bir noktaya getirildi.

1990'li yillarin ortalarina kadar Iran,elindeki yuksek petrol gelirleri nedeniyle askeri harcamalarinda herhangi bir kisintiya gitmedi.
Iran'in elindeki balistik fuzelerin bir cok acidan Iran'a sagladigi avantajlar bulunmaktadir.
Herseyden once bu fuzelerin uretim maliyetleri cok dusuktur ve hammadde acisindan disa bagimlilik cok azdir.Ayrica fuze ihraci konusunda herhangi bir uygulama veya kontrol soz konusu degildir.
Fuzelerin mobil olmasi saklanmasini ve tasinmasini kolaylastirmaktadir ve cok etkili silah olamalari sebebiyle dusmana fark ettirilmeden kolaylikla kullanilmaktadirlar.Fetih-110 fuzelerinin hazirlanmasi bir kac dakika surmektedir.Buna ilaveten fuzeler savas sirasinda cok buyuk karisikliklar yaratarak en iyi askeri planlari bile alt ust edebilmetedir.
Mart 2003'de Irak-Kuveyt sinirinda toplanan ABD askeri gucleri fuze saldirilari yuzunden savasin hemen basinda plan degisikligi yapmis kara gucleri ancak 21 gunluk agir hava saldirisindan sonra Irak'a girebilmistir.

Bu sebeblerden dolayi Iran kendisine yapilacak olan bir saldiriyi cok genis capli bir fuze saldirisiyla cevap verecek kapasitededir.
Azerbaycan,Irak,Turkiye ve oteki korfez ulkeleri gibi ABD askeri ustlerine evsahipligi yapan ulkeler bu saldirilarin hedefi haline gelecektir.

Iran'nin cizdigi bu stratejinin amaci Amerikan saldirisina karsi ev
sahipligi yapacak olan komsu ulkeleri caydirmaktir.Bu saldirilar ABD operasyonlarina ev sahipligi yapacak olan ulkelerin ekonomilerine uzun vadeli olarak cok buyuk zararlar verecektir.

Iran'in bir baska stratejisi Amerika'nin kontrolunde tutmaya calistigi Afganistan ve Irak gibi ulkelerde ulkelerde krizleri arttirarak ABD'nin bu bolgelerdeki ayaklarini kesmek ve ters bir domino etkisi yaratmaktir.

Onemli bir diger stratejik unsur ise "psikolojik savas"tir.Irak'tan cikartilan derslerde goze carpan bir baska ozellik ise savastan once
ABD'nin yaptigi propagandalarla Baaz Partisi ust duzey askeri komitesi arasinda ayriliklar cikartmasi ve halkla rejim arasinda gerilimler yaratmasidir.Buna duruma yonelik Iran'in karsi stratejisi olum korkusuyla dolu ve motivasyonu dusuk olup yabanci topraklarda savasan ABD askerleri uzerine kuruludur.Iran'la bir savas Amerika'da yeni askeri alimlara yolacacak ve askere mecburi bir sekilde katilacak olan yeni askerler Irak'ta ve Afganistan'daki Amerikan askerlerinin durumunu da gozeterek orduda buyuk bir hosnutsuzluk yaratacaklardir.Iran'da bu askerler uzerinde propagandalar yaparak bu savasin ABD icin degil Israil icin yapildigini soyleyecektir.

Çocuğunuza Kuran-ı Kerim Okumayı Telkin Ettiniz Mi ?

Çeşitli yerlerde söylemişimdir.Bizde Dini eleştirmek mecburiymiş gibi ,birçok alanlarda hep bu yolu takip ederiz.Kardeşim eğer televizyonda "Küçük Ev" dizisinde adam,ailesiyle birlikte kamp kurup,yemek yiyeceği sırada bu nimetleri verdiği için el açıp Allah'a şükrediyorsa ,İrtica mı yapıyor? Bu İrtica değildir?
Size birkaç misal vereyim; En son ,Carter beni Amerika'ya davet etti.Bir açılışa gittik.3 Bin kişiye bir akşam yemeği verildi.Ertesi sabah,kahvaltıya 150 kişi seçilmişti.Ben de o 150 kişinin içindeydim.Sekizer,on'ar kişilik masalarda oturuldu. Dünyanın birçok yerlerinden gelmiş önemli insanlarla tanışıldı. Bir yandan sohbet ediliyor bir yandan da bekleniyor. Kimse kahvaltıya başlamıyor. Biraz sonra papaz geldi, herkes ayağa Kalktı, ceketini ilikledi. Papaz şükran duasını yaptı ondan sonra yemeğe başlandı. Yine Amerika'dayım. Teksas'ta kalp ameliyatı olacağım. Ameliyat olmama karar verilmiş. Bir papaz geliyor. Diyor ki: "Ben senin dosyanda gördüm ki Müslümansın. Eğer reaksiyonun yoksa ben din adamıyım. Allah birdir. Ameliyata girmeden önce sana dua etmek istiyorum kabul eder misin?" Tabi ben bu olay karşısında çok mutluluk duydum, gözlerim yaşardı. Ben hastanede ciddi bir ameliyat olurken orada papazın bulunması, gelip bana yardımcı olmak istemesi... Ona sizinle aynı fikirdeyim deyip teşekkür ettim.
Yine buna benzer bir olayı bir yerde söylemiştim. Kızımı Londra yakınındaki Harvard kolejine götürdüm. O sırada bana dediler ki; "Kolejin yemekhanesi şurada, yatakhanesi burada, dershanesi burada, kütüphanesi burada vs. kolejin bütün kısımlarını ayrı ayrı gösterdiler. Sonra kiliseyi göstererek; "dini ibadet yeri de burasıdır" dediler. Sonra: "Şimdi senin kızın Müslüman, dini ibadet günlerinde Kur'an'ı getirsin istediği günlerde okusun. Odasında kalıp Kur'an okumasını siz telkin ettiniz mi?" diye bana sordular.
Allah var, bizi görüyor. Doğrusu ben kızımla beraber Kur'an'ı kerim getirmemiştim, kızıma da telkinde bulunmamıştım. Çok utandım, sırtım terledi. O gavur dediğimiz adamın bana verdiği dersten çok mahcup oldum. Adeta yüzüme şamar patlatmıştı. Türkiye'ye geldiğimde hemen açıklamalı Kur'an gönderdim. Kızıma anlattık... bunu ben bizzat yaşamıştım.
Sakıp Sabancı